12.01.2026
Dünya, dört bir yanında üst üste patlak veren olayların, terörist saldırıların, soykırım girişimlerinin, bazı ülkelerdeki iç çatışmaların, ayaklanmaların, bazılarına yönelik emperyalist tehditlerin haberleriyle sarsılıyor.
Öyle bir gündem var ki, “huzurlu” bilinen ülkeler bile kendilerini birden bire boğucu olaylar girdabının içinde bulabiliyor .
Bizler her gün -sıra dışı- bir şeyler yaşanmasına alışalı uzun zaman oldu; şaşıra şaşıra şaşırmamayı iyi öğrendik!
10.01.2026
Bilmem benim gibi mi düşünüyorsunuz?
Epeydir hangi tv kanalında haber izlerseniz izleyin, hangi gazete ya da internet sitelerine göz atarsanız atın, bu “serüvenden” adeta dayak yemiş gibi çıkıyorsunuz!
Üst üste gelen iç karartıcı, ürkütücü olayları öğrenince kendinizi çok kötü hissediyorsunuz.
Dünyanın düzenine dair endişeleriniz artmış, insanlığın tarih öncesi çağlardan beri oluşturduğu değerlerin göz göre göre yok sayıldığını görerek güveninizi yitirmiş hale geliyorsunuz .
29.12.2025
İnsanoğlunun, ortaya çıktığından beri en önemli kavgası, üzerinde tam kontrol sağlamaya çalıştığı en büyük unsur nedir?
Başka bir deyişle “hayalindeki” en önemli dostu, gerçekte karşısında yenilmeye mahkum olduğu en acımasız, en yok edici düşmanı kimdir?
Bana sorarsanız “Zaman” derim.
Tarih boyunca üç kuruşluk çıkarları için bilekendinden kabul etmediği herkesle didişen, savaşan, “karşı tarafın” uygarlıklarını yok etmeye çalışan, bu uğurda imparatorluklar, kanlı diktatörlükler, emperyalizmler kuranların en büyük korkusu.
30.11.2025
Kemal Kılıçdaroğlu, üç yıl önce CHP’nin 38. Olağan Kurultayında genel başkanlık yarışını Özgür Özel’in karşısında kaybetmişti.
Kurultay, üst üste yapılan iki tur oylama sonrasında, kendisinin partiyi temsil, parti adına konuşma, politika belirleme gibi bütün genel başkanlık yetkilerine son vermişti.
Kemal bey, o zaman 13 yıl boyunca kullandığı bu yetkilerin elinden alınmasının yarattığı travmayı, aradan iki yıl geçmesine rağmen bir türlü atlatamamış görünüy
X X X
26.11.2025
Marmara denizinde isimleri bilinen-bilinmeyen, üzerlerinde yaşanan kimi olayların hikayeleri kuşaktan kuşağa aktarılan adalar var.
Sayıları sanıyorum dokuz.
Kimi Prens adaları adıyla geçmiş zaman asaletini temsil ederler, kimi İstanbul’dan gönderilen sokak köpeklerinin açlıktan bağıra bağıra telef edildiği yerdir.
Kimisi şaraplık üzümleriyle ünlü keyif yerleridir, kimi turistiktir; üzerlerinde motorlu araç kullanmayı yasaklayacak kadar koruma altındadır!
23.11.2025
Çözüm sürecinde gelinen “Meclis komisyonunun İmralı’ya gitmesi” kararı, her kesimde kendine özgü tepkilere yol açmış görünüyor.
Hem tepkilere, hem yeni anlaşmazlıklara, hem de toplumsal kırılma alametlerine.
Komisyon’da yer alan bir çok siyasal partide de yeni iç sorunların kapısı açılıyor sanki.
Karara olumlu ya da olumsuz katkıda bulunmuş siyasi partiler, elbette kendi içlerinden gelen tepkileri nasıl göğüsleyeceklerini hesaplamışlardır!
10.11.2025
İnsan düşünüyor da, aramızdan ayrılalı tam 87 yıl olmuş.
Herhalde dünyada başka örneği yoktur.
Halkı, sıkıntılar içinde olduğu her dönemde O’na sığınır.
Her ulusal bayramda, kutlanması gereken günlerde, ülkenin bağımsızlığının tehlikeye düştüğünün her hissedilişinde Anıtkabrimilyonlarca insanla dolar taşar.
Şu anda, ölümünün 87. Yılında andığımız bugünlerde, bir kez daha hem fiziksel, hem sanal dünyada hiçbir ulusal Önder’e nasip olmamış bir anma patlaması yaşanıyor.
13.10.2025
ABD başkanlığına 2008 Kasım ayında seçilen ve 2009 Ocak ayında görevine başlayan ilk siyahi Başkan Barack Obama’ya aynı yıl Nobel Barış ödülü verilmişti. Gerekçe, dünya barışı için çalışmaları ve nükleer silahlanmaya karşı tavırları gibi bir şeydi.
Bu ödül, dünyada “ nereden çıktı şimdi bu?” soruları arasında küresel bir şaşkınlığa yol açmıştı, hatırlıyorum!
Sayılan ödül gerekçelerinin hiç birinde somut bir adım sağlanmadığı halde Obama’ya verilen ödülün asıl nedeninin “yalakalık” olduğunu söyleyenler çoktu.
10.10.2025
Sözde Ateşkes ilan edildi .
Her halde Beyaz Saray’da balonlar uçuşuyordur.
Kendisini dünyaya nizama vermekle görevli seçilmiş kişi gibi gören birisi, hayalini kurduğu Nobel barış ödülünü nihayet alabileceğini düşünüp bayram ediyor olmalı.
Bazıları da bu “büyük başarıdan” dolayı kendisini kutlama kuyruğuna girmiş durumdadır büyük olasılıkla.
Savaşın sözde “tarafı” ancak aslında silahsız, masum sivillere, savunmasız çocuklara canlarına kastederek saldıran katiller de yakında sütten çıkmış ak kaşık gibi ortalığa çıkarlar.
06.10.2025
Rivayet olunur ki, 18. yüzyılda mutlak monarşi ile yönetilen Prusya’nın Büyük Friedrich diye de anılan kralı ikinci Friedrich, başkent Berlin’de kullandığı iki büyük saraydan sıkılmış ve kendisine bir yazlık saray yapılmasını istemiş.
Ülkeyi “devlet benim” anlayışıyla yöneten ve aynı zamanda “Baş yargıç” sıfatını taşıyan kralın bu talebi üzerine, sahibi olduğu devlet bürokrasisi hemen harekete geçmiş ve Berlin’e 40-50 km uzaklıktaki Potsdam kentinde bir yer bulmuş.