Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

s.guler@berlinturk.de

YAZARIN TÜM YAZILARI

" SEN HERHALDE "........" DEDİ..."

                     Halkın içinde yaşayan biri olarak, toplumun her kesimi ile arkadaşlığım var. Fakat konu siyaset olunca, insanların yaklaşımını zaman zaman doğru bulmuyorum. Bunun için ilk defa halk oylaması boyunca fikrimi açık açık söylemedim... Çünkü insanların birbirlerine, kendi düşüncelerini dayatması hoşuma gitmiyor. Konuşur, tartışır ve inandığın yolda mücadele edersin. Bu gayet demokrat bir yaklaşım, ama illa ben doğru düşünüyorum, sen kötü düşünüyorsun tu kaka yaklaşımı, beni referandum ortamından uzaklaştırdı.

 

              Kimseyi kırmak, incitmek ve üzmek istemedim... Yazılarımda zaten nasıl, niçin düşündüğümü belirttim. Yeri geldi düşüncemi, çekincelerimi anlattım. Bu halk oylamasının, seçim havasında ve amacından saptırılarak geçmesine ne yazık ki üzülerek tanık olduk. Herkesin aynı şekilde düşünmeyeceğini bir türlü anlamak istemiyoruz.

 

             Ne oldu; halk oylamasının sonuçlarına bak, ülke elma gibi ikiye bölündü... Bir tarafın diğer tarafa tahammülü yok. Oy vermek için sandığa giderken, karşımda yaşlı bir karı koca ile yanlarında bir genç kız geliyorlardı. Oyunuzu kullandınız mı diye gülümseyerek sordum.

 

              Önce gergin ve tedirgin sonra sertçe, kullandık dedi... Ama öyle bir kötü ifade ile baktılar ki yüzüme, sanki bir kabahat işlemişim gibi... Sen, herhalde "......." dedi. Yani insanın ancak düşmanına böyle bakabildiğine tanık olursunuz... Oysa ilk defa gördüğümde o kadar kendi hallerinde ve güzel mütevazi insanlardı ki, hürmet etmek istersin diye düşündüğün, bu insanların konu seçim ve tercihleri olunca böyle hal almaları beni çok ama çok rahatsız etti.

 

              Bir yerde bir şeyler yanlış gidiyor, bizler, birbirini hiç tanımayan insanların sırf tercihleri farklı olduğu için birbirine ön yargılı ve anlaşılmaz yaklaşımının sorumlularını soruyorum sizlere? Neden böyle olduk! Niçin, bu tahammülsüzlük... Aynı yurdun, aynı köklerin insanları olarak, niçin böyleyiz... Bu kimin işine yarıyor! Bundan kim besleniyor!

 

              Referandumun bittiğine sevindim, artık ekranları açmak istemiyordum. Her şeyin suyunu çıkartmak, abartmak gibi kötü ve yanlış bir huyumuz var. 

 

             Yukarıdaki saydıklarım, referandumun olumsuzluklarından sadece birkaçı ile ilgili... Peki, hiç mi olumlu yönü yok... Var elbette, halkın sandığa sahip çıkması! Katılımın yüksek olması çok sevindirici, bu iyi ve güzele işaret! 

 

             Türk halkı duruşunu gösterdi, kazanımlarını kaybetmek gibi bir niyeti yok. Verdiği mesaj, yanlış giden, aksayan sistem değişsin ama bunu demokrasiden uzaklaşarak asla yapmayalım... 

 

            Öyle oldu bittilere meydan vermeyin mesajı vardı. Altını tekrar çiziyorum, oldu bittileri istemiyor Türk halkı!

            Marjinal insanların, merkeze oturtulmasını istemiyor. Gördünüz işte, sadece bir iki danışmanın ağzından çıkan bir cümle bile referandumda iki, üç puanlık düşüşe sebep olabiliyor. Bu tip insanları, toplumu bazı düşüncelere alıştırmak için, çoğunluğun fikri imiş gibi topluma servis yapmayın, toplumda ciddi kızgınlıklara sebebiyet verebiliyorlar...Toplum mühendisliğini bırakın artık!

 

            Yazacak o kadar çok şey var ki, insan nereden başlayacağını bilemiyor. Bu konuda yazmaya devam edeceğim... Maksat bundan sonraki seçimlerde, toplumsal barışa zarar verecek, en küçük bir olay bile yaşamayalım... Sevgiyle kalın!