Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

YAZARIN TÜM YAZILARI

" Kökü kurusun…"

Havalar malum kar, yağmur, çamur. Yeni yıla sadece çılgın hava koşulları ile girmedik, dakika bir gol beş... Dünyanın eşkiyası, koskoca bir ülkenin üstüne Karabulut gibi çöktü. Ne güzel de açıklıyor kendince çökme gerekçelerini, yok Maduro için işte şöylediydi de, böyleydi diye...

 

               Sana ne be adam? Koskoca bir ülkenin halkının iradesi yok mu? Beğenmiyorsa indirir, yenisini seçer. Sorgular, yargılar sana ne?

               Eşkiyanın derdi halk malk değil sizlerde, bizlerde biliyoruz. Onların derdi; Venezuela sokaklarında bağıran halkın dediği gibi, petrollerine çökmek, kaynaklarını ele geçirmek. 

               Eşkiya işte adı üstünde eşkıya; yol kesen, haraç alan, mala mülke çöken, her türlü ahlaksız girişimin sahibine biz eşkiya deriz.

 

                Venezuela başkanı Maduro sebep gösterilerek işgal edildi. Yönetimine el koyuyorum dedi. Bir kukla oturtulacak orada, sonra her türlü yasalar uygun hale getirilecek. Sonra da ortaya kimin kazanacağı belli sandıklar konulacak. Gelsin petrol gelirleri Amerikaya, eşkiyaya, gitsin halkın tüm geleceği, malı mülkü Amerika'ya...

 

                Maduro, bunun böyle olmasına zemin hazırladı. Fırsat verdi. Herkesi herşeyi susturdu, kendini tek devlet başı yaptı, güç zehirlenmesi ile, boyunun ölçüsünü, ayağında terlik, sırtında eşofman ile Amerikan askerlerinin arasında aldı.

                Dünyada böyle liderlik yapanların ülkesine, çantada keklik gibi el koyuyorlar. Onlarca örnekleri var, Kaddafi, Saddam, Esad, sırada kim var bilmiyorum, bilmiyoruz.

 

               Böyle eşkiyalıkla baş etmenin artık nasıl bir duruş sergilemek olduğunu herkes anlamalı... Herkes elini başına koyup düşünmeli... Kimse kimseyi kara kaşına kara gözüne göre sevmiyor. Kaynaklarına çökmek için, kullanmak için aklınıza ne gelirse onun için kullanılıyor.

 

                 Atatürk, Türkiye Cumhuriyetini kurarken Türkiye'nin, Amerikan mandası olmasını kabul etmemişti. Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kurdu. İçimizdeki kriptolar zaman içinde ülkeyi içinde bulunduğumuz duruma soktular.

                 Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aynen şöyle demiştir;

                   "Temel ilke, Türk milletinin onurlu ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık karşısında uşak durumunda olmaktan öteye gidemez. Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve kollayıcılığını istemek, insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve miskinliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağılık duruma düşmemiş olanların isteyerek başlarına yabancı bir efendi getirmeleri hiç düşünülemez. Oysa Türk’ün kendine güveni ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun daha iyidir.                        

                     Öyleyse ‘Ya istiklal ya ölüm!” 

                      Günümüze nasıl da ışık tutuyor.

                      Eşkiya devlete fırsat vermemeli, GaziAnteplice bir söz "kısılı ve açık yerimizi göstermemeliyiz"...

                      Yoksa bu eşkiya çok fena, öyle böyle değil. Bomba atan, yol kesen, gemi batıran, kaynaklara çöken, birbirine kırdıran bir eşkiya... 

                      Kökü kurusun!