Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Sabriye Güler

Sabriye Güler  |  BERLIN

s.guler@berlinturk.de

YAZARIN TÜM YAZILARI

" BETON GİBİYİM..."

  • Haksızlık yapanın sefaleti, haksızlığa uğrayanın sefaletinden daima daha fecidir. Eflatun

                         Her gün, güne güzel başlamak istiyorum;  baharın havası insana moral veriyor. Bu kadar kötümser olaylara karşın direniyor, insanlara moral veriyor. Hatta sevgili twitter sayfamdan güzel bir günaydın paylaşımı yapıyorum.

            Dönüşüm güzel oluyor, keyifleniyorum ama o arada hızla akan onca kötü haberlerden ruhum a halinden, hızla ö haline, ü haline doğru yol alıyor.

                  Klavyem değil hatta akıllı telefonumun akıllı duşları bile hızıma yetişemiyor. Aferin diyorum kendi kendime, yine yaptın yapacağını... Bak dolara, bir inip, bir çıkıyor. YSK ve muhalefet partileri arasında söz düellosu devam ediyor. Halk ise şaşırmamış, şaşkınlaşmış durumlara bakıyor. Siyasetçi toplumda bir nebze daha güven kaybediyor. Seçim bizim seçimimiz de,  Avrupa'ya neler oluyor. Ne yaptı Türkiye size, ananızı mı ağlattı, babanızı mı öldürdü, malınıza mülkünüze el mi koydu? Bilemiyoruz!

                 Biz, girdiğimiz yirminci yüzyılın sevgi ve hoşgörü getirmesini isterken, hiç de beklediğimiz gibi olmadı. Bakıyoruz bir süredir yaşananlara şiddet artıyor. Hukukta, siyasette, paranın merkezlerinde kirlenmeler oluyor.

                  Tanığıyız kuşkusuz bütün bu durumların. Kaçışımız yok. Dünyamız nereye gidiyor endişesi artıyor haliyle...

 

                  Dünyada kaynaklara hakim olma savaşı son hızla sürüyor. Hangi nedenle olursa olsun kökenin de bu var. Dünya elden gitmiş, gidiyor. Dünya'da olan olayları okurken, izlerken, insan yorumsuz olamıyor da ya sorumsuz?

                  Demokrasinin en büyük eseri dediğimiz "birey" ise hala gözde değil. Keyiflilik, her şeyde egemen. Adalete bakıyoruz. Adalet, bize tarafsız ve bağımsız gözle bakamıyor. Ve yine kötüler istedikleri kötülükleri kolayca yapabiliyorlar. Haklılar, nedense hep "GÜÇLÜLER" oluyor. Dünyanın ,adaleti kötü tersten işliyor. 

 

                   Saygı bekleyen, saygı göstermeli...

                   

                   İnsanları acıya sürükleyen, adaletin zaman zaman feda edilmesidir. Elbette hangimiz haksızlıkların bir yaşam biçimi haline gelmesine taraf olabiliriz. Devletimiz; Adil olursa bizlere severek yaşamayı, zenginleşerek  yaşamayı kazandırır. 

 

                  Dileriz bu ülke de hukuk hiç tartışma konusu olmasın, hatta tartışılmasın. Hukukun dışlandığı yerde yaşamak insana cehennem azabı gibi gelir. Siyaset ve para hukuku satın alamadığında, adaletin terazisi doğru tartar, şaşmaz.

     

                   Bizim yakın geçmişimize baktığımız zaman, çokça akmıştır gözlerden yaşlar. İftiralarla gerçekler, doğrularla yanlışlar, ihanetlerle, masumiyetler hep iç içedirler.

 

                    Huzurun yolu, hukukun üstünlüğünden geçer.

 

                  Gün gelir, hukuk bir gün hiç umulmadık yerde, size de gerek olabilir. Her şey insanlar için değil mi? Bir gün çok sevdiğimiz birinin, karşımıza haksızlığa uğramış halde çıkması hangimiz de derin yaralara yol açmaz.

 

                  Hukuk, özgürleşsin diyoruz. Adalet yerini bulsun istiyoruz. Bu dünyayı ve ülkemizi ancak Adalet kurtarır.

 

                  ************ Gelin, bir fıkra paylaşalım; Genç adam uzun bir süredir süren şikayetleri için doktora gitti. Doktor, hastasını baştan aşağı muayene etti ve tanılarını sıraladı;

 

                  " Karnında su toplanıyor, adalelerinde kireçlenme var, böbreklerinde kum var. Karnında da demir fazlalığı saptadık."

 

                  Genç adam, doktoru şaşkına çeviren bir mutlulukla yerinden sıçradı;

                  " Desenize doktor bey" dedi. " Beton gibiyim! "