Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Murat Kubat

Murat Kubat  |  BERLIN

muratkubat4@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Yemen

Dünyadaki gelişmeler dur durak bilmeden, hızını kesmeden devam ediyor.

Bu ‘gelişmişlik’ten acılar da payını alıyor.

Büyük topluluklar halinde büyük acılar, büyük insani dramlar yaşanıyor; coğrafyası, ülkesi, bölgesi ve nedeni değişse de...

Uzun süredir Yemen’deki insanî krize dair resmi uyarılar yapılıyor.

Gerekli önlemler alınmaz ise, büyük sayıda ölümlerin olacağı söyleniyor.

Acı artık gizlenemez, üstü örtülemez hal aldığında gazete sayfalarında, tv ekranlarında, haberlerde ve resmi açıklamalarda sayısal veriler halinde yerini alıyor.

Oysa yaşanan acılar bırakın buzdağının görünen kısmı olmasını, görünen kısmın görünmeyen noktası mesabedinde oluyor.

Haberlerde gördüğümüz, annesinin kucağında yetersiz beslenme veyahut ilaç eksikliği sebebiyle bitap düşmüş, ölüme yakın, hayata uzak, bakışları solmuş Yemenli çocuklar, bu acının su yüzüne çıkan, görünen kısmı.

Yaşama tutunmaları için sadece gıda ve acılarını dindirecek ilaçlar olması yeterli oysa.

Niceliğin içerisinde kaybolan acı bakışlar, hissedişleri, yaşayışlar, yakarışlar...

UNICEF yetkilileri ülkede dünyanın en büyük insani krizinin yaşandığını paylaşıyor. Bu kriz milyonlarca insanı etkiliyor.

Siz etkiliyor dememe bakmayın; bu etkileme bıçağın kemiğe dayandığı, hatta ciddi sayıda can kayıplarının yaşandığı bir tablo.

Milyonlarca çocuğun, masumun, mağdurun yokluk içerisindeki hayat mücadelesinden bahsediyoruz.

UNICEF’in Yemen yetkilisi sayısal verileri aktarıyor; yaşanan acıları hakkıyla yansıtamayan sayısal veriler...

7 milyon kişi kıtlık yaşıyor. 2 milyondan fazla çocuk akut beslenme yetersizliği yaşıyor. Bunların 385 bini hayatta kalabilmek için tedaviye ihtiyaç duyuyor. Çocukların 1 milyona yakını çocuk felci riski altında.

Bu büyük sayılar yaşanan acıları anlatabilmekte ne kadar da küçük ve çaresiz; ne kadar da yetersiz.

‘Büyük hesaplar’ için üzeri çizilen, görmezden gelinen, acı ve feryatları işitilmeyen ‘küçük hayatlar’.

‘Büyük çıkarlar’ namına hayatlar soluyor.

Bu tablonun müsebbibi ülkeler ve yöneticileri; kendi iktidarlarını, kendi hesaplarını, kendi çıkarlarını masum insanların hayatlarını hiçe sayacak oranda kurguluyorlar.

Yeter ki kendi yönetimleri tehlikeye girmesin.

Yeter ki iktidarları ve güçleri ellerinden gitmesin.

İnce ince hesaplar, kirli ilişkiler, ittifaklar; diğer tarafta ise yitirilen hayatlar, solan çocuklar, acılarını bağırlarına basmış kadınlar, insanlar...

Dünyadaki kurulu düzen ve siyaset vicdani bir perspektiften okumuyor olup bitenleri.

Herkesin bir hesabı var; ve bu hesap masumların canını yakmaya, mazlumların canına mal olmaya devam ediyor.

Çocuklarının açlığı ve hastalığı karşısında çaresiz anne ve babaların sesini kim duyar?

Belli ki, dünyadan umudunu kesmiş, şikayetlerini Allah’a yapıyorlar.

Hava, deniz ve kara ulaşım yolları kapatılmış, uygulanan ambargo ölümün eşiğine getirmiş bulunuyor onları.

Resmi açıklamalar yaşanan acının ve dramın sadece sayısal verileri; yaşanan acıların büyüklüğünü gölgeleyen.

‘Milyonlarca’ kelimesi içerisine hangi acıyı, ne kadar sığdırabilirsiniz?

Açlık ve hastalıktan, hayata gözlerini yummak üzere olan tek bir çocuğun acısını, sancısını hangi rakamsal veri ile anlatabilirsiniz?

Yemenli çocuklar ölüyor yavaş yavaş; anneleri şahitlik ediyor bu acıya.

Acının coğrafyası, zamanı değişse de, dünyanın tepkisi aynı kalıyor.

Ve tüm dünya sessiz, her zamanki gibi.

Tags: