Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Murat Kubat

Murat Kubat  |  BERLIN

muratkubat4@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Onlar ilgiye muhtaç

İnsanın yaşı kaç olursa olsun, ilgiye muhtaç, sevgiye açtır. Başı okşanmayan bir yetimin, kapısı çalınmayan yaşlı bir kimsenin, sokakta çöp toplayan eli yüzü kirli bir çocuğun, ayakkabısı olmayan mendil satıcısı ufaklığın, dışarda yaşamak zorunda kalan elleri üşümüş, ayakları yorgun bir evsizin ilgiye, sevgiye, dikkate alınmaya ihtiyacı vardır. Onlar bunu yaşadığı toplumdan bekler.

İlgi ve sevgi görmek insanın yediği yemek, içtiği su kadar önemlidir. İnsan yemek yemez, su içmezse bedenen ölür; ilgi ve sevgiden mahrum kalmış kimse ise manevi olarak ölür. İnsan hatırlanmak, değer görmek ve önemsenmek ister. Bunu her insan ister. Görmediğinde kırılır, gücenir, küser. Gördüğünde sevinir, mutlu olur, umutlanır.

İnsan hatırlanmak ister. Çünkü hatırlanmak insan yerine konmaktır. Unutulanları, bir köşeye çekilenleri, toplumun içerisinde olup, toplumdan tecrit edildiğini düşünenleri hatırlamak kâle almaktır. Kâle alınmak her insanın hakkıdır.

İnsan değer görmek ister. Çünkü insan bizatihi değerlidir. Ona değerini Allah vermiştir. İnsanı değersiz görmek, Allah’ın takdirine karşı gelmektir. İnsan altından daha az mı değerlidir ki, çamura düşen altın değerinden birşey kaybetmesin, insan kaybetsin! İnsana altın kadar, para kadar değer vermeyenler medeniyet inşa edemezler. Medeniyet insan merkezli bir oluşumun ismidir.

İnsan kendisine önem verilmesini bekler. Önem verilmeyen hiç olduğunu düşünür; önemsizleşir, yalnızlaşır ve içine kapanır. Hiçleştirilen insanlarının sayısı artan toplum ayakta duramaz.

Sokakta yaşamak zorunda kalan kimselerle bir şekilde karşılaşmışızdır. Soğuk kış günlerinde sokakta yaşayan kimseler var. Aynı toplumda yaşarız onlarla. Görmezden geliriz çoğu defa, görmezden gelmenin insanı ne kadar yaraladığını düşünmeden. Yanlarından geçeriz, burnumuzu yana çevirerek, suratımızı ekşiterek. Sırtımızı döneriz onlara çoğu defa. Her birisinin mutlaka bir hikayesi vardır. Yoksa insan düşmek istemez, o duruma.

Kim istemez sıcak yuvasında çocukları ve ailesi ile birlikte yaşamayı. Kim ister soğuk havada, tren istasyonlarının bir köşesinde ya da sokakta bir bankta sızıp kalmayı, o durumda yaşamayı. Kim bilebilir, kendisinin yarın ne duruma düşeceğini, başına ne geleceğini? Kim emindir, akıbetinden ve geleceğinden.

Aynı toplumda birlikte yaşadığımız insanlardan sorumluyuz. Gözümüzün gördüğü, kulağımızın duyduğu, aklımızın erdiği, elimizin ulaştığı şeylerden, durumlardan ve olaylardan sorumluyuz.

Hasene Derneği’nin Avrupa’nın muhtelif ülke ve şehirlerinde, soğuklarda sokakta yaşayan evsizlere ilgi göstermek üzere hayata geçirdiği “Avrupa’da Sıcak Yemek İkramı” aksiyonu bu açıdan çok anlamlı. Soğuktan elleri üşümüş, dizlerinin bağı çözülmüş evsizlere el uzatmak; ilgi göstermek, sıcak bir çorba kasesi uzatmanın maddi karşılığı değil, manevi değeri vardır.

Toplumu oluşturan tüm fertlerin birbirlerine karşı ilgi ve duyarlılık bağları ne kadar güçlü ise o toplum o derece güçlüdür. Aynı toplumu paylaşan her bir fert diğer bir ferde karşı sorumludur. Yabancılara karşı Avrupa’da şahit olduğumuz nefretsel söylem ve eylemlere kendisini kaptıranlar bir tarafa; Müslümanların kendilerini temsil edeceği en güzel örneklerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor bu çalışma.

Bu tür çalışmaların artması insanlık adına umutlandırıyor bizleri. Bu çalışmayı hayata geçirenleri ve destekleyenleri tebrik ediyoruz.

Murat Kubat