Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Murat Kubat

Murat Kubat  |  BERLIN

muratkubat4@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Mescid-i Aksa ve 15 Temmuz yolunda

İnsan bir yolcu, dünya ise bu yolcunun yürüyeceği yol alanı.

İnsana dünyada istediği gibi yol alma ya da almama özgürlüğü verilmiş; herkes doğru yolu da, yanış yolu da kendi isteği ile tercih eder.

İnsanın yolda farklı amaçlarla ve farklı şekillerde bulunabilir; yolda yatar, yolda durur, yolda eğlenir, yanlış yola girer, yoldan geçenlere çelme takar, yolda yürür, yolda koşar vs.

İnsan değerini yoldaki tutum ve davranışlarına göre alır; hak yolu da, batılı da kendi iradesiyle seçer.

Bazen yolda beraber yan yana olduğunuz kimseler tarafından ihanete uğrarsınız. Kimi zaman yolda masum ve zararsız gördükleriniz en büyük zararı verir sizlere.

İhanet ederler ve arkadan vururlar kalleşçe.

Bunun en somut örneğini 15 Temmuz’da gördük.

Sivil halkın üzerine helikopterler ile acımasızca ateş açanlar, tanklarla yürüyenler, yüzlerce insanı katledenler, binlecesini yaralayanlar yol(d)a ihanet edenlere verebileceğimiz en somut örneklerin başında gelir.

Bu ihanetin karşısında duruş sergileyenleri de görürsünüz yolda. Onlar yolda olmanın bilincinde, yolcu olduğunun farkında, Allah’ın kendisine çizdiği doğrultuda yol almaya çalışırlar.

Onlar silahlara ve tanklara, adaletsizliğe ve zulme, haksızlığa ve kahpeliğe karşı göğüslerini siper edenlerdir.

Onların bildiği tek otorite Hakk’ın otoritesidir. Ezilenlerin ve horlananların yanında yer alırlar.

Yolu ve yoldaki beraber yürüdüklerini satanlar ise otorite olarak güçlüyü görürler. Güç kimde ise otorite odur onlara göre. Hakkı, haklıyı ve hak safında yer alanları gale almazlar.

15 Temmuz en büyük ihaneti gösterdiği gibi, bu ihanete karşı en büyük duruşu da göstermiştir.

15 Temmuz millet olarak şuuru yeniden kuşandığımız zamandır.

Hak yolda olduğunu iddia edenler zorbalık yapmazlar. İnsanların ibadetlerine mani olmazlar. İbadet eden insanlara tekme ile saldırmazlar.

Hak yolda olmanın ölçüsü güçlü olmak asla olamaz. Haktan yana olmayan güç baskı kurar, zorbalık yapar.

Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmak, ibadet etmek isteyen insanlara zorbalık yapmak haklı olmanın değil, olsa olsa güçlü olmanın şımarıkça bir tezahürü olabilir.

Üç semavi din için de kutsallığa sahip olan Kudüs, barış ve huzurun hakim olduğu topraklar olması gerekirken, kaos ve sıkıntının mahalli olmaya mahkum edilmektedir.

Bu duruma ehli vicdan hiçbir kimse müsade etmemelidir. Herkes gücü nispetinde buna karşı durmalıdır.

Yaşanabilir bir dünyanın inşası haksızlığını gücü ile örtmeye çalışanlar eliyle değil, güçsüz olsa da haklı olduğuna yaslanan ve duruş, görüş ve eyleyişlerini buna dayandıranların eliyle olacaktır.

Sözüm ona inanç hürriyeti, fikir özgürlüğü, mal ve can emniyeti gibi önemli insan haklarını allayıp pullayıp savunuculuğunu yapanlar Mescid-i Aksa’nın birkaç gün ibadete kapatılması ve akabindeki uygulamalara dair tek bir söz sarfetmiyorlar.

Baskı ve zorbalıkla hiçbir düzen sağlanamaz; aksine baskı ve zorbalık toplumsal çatışmaya ve kaosa yol açar.

Baskı ve zorbalık doğru yolda doğru yürüyenlerin işi değildir.

Ne demişler; zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur.