
Hedef 2035/Konu Eğitim
Almanya'da yaşayan Türk eğitimci, şair ve yazar Bahattin Gemici Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Okulu mezunudur. 1977'den beri Almanya'da öğretmenlik yapan Gemici'nin çocuk kitapları, şiir ve öyküleri Almanya'daki çocuk ve gençlerin Türkçe yayın ihtiyacına önemli katkılarda bulunmaktadır. Yazar Gemici uzun yıllardır çift dilli eğitim, Türkçenin korunması ve göçmen çocukların ön yargılarla mücadelesi üzerine çalışmalar yapmaktadır.
Bahattin Gemici, eğitim alanındaki deneyimlerinden yola çıkarak, ana-babalara eğitim konusunda önemli bilgiler veriyor, uyarılarda bulunuyor. Almanya’nın çeşitli eyaletlerinden gelen 115 öğretmen ve veli temsilcisinin katıldığı “HEDEF 2035 - KONU EĞİTİM” başlıklı toplantıya katılan Gemici burada yaptığı konuşmalarla önemli katkılarda bulundu.
Bahattin Gemici diyor ki;
Eğitimin çocuğu sevmekle ve ona örnek olmakla başladığını belirten eğitimci-yazar Bahattin Gemici, çocuğun doğumundan anaokuluna, ergenlik çağını da içeren tüm ortaöğretim çağında anne-babalardan beklenen önemli görevlere dikkat çekiyor; Gemici, “Okul başarısı için anne- baba, çocuk ve öğretmen üçlüsü işbirliği yapmalıdır.ˮ diyor.
“Türkiye ile Almanya arasındaki Türk İşgücü Anlaşması’nın 65. yılında Türk toplumu olarak çocuklarımızın aranan mesleklere sahip olup üst düzeylere gelmeleri için bir eğitim seferberliği başlatmak ve bu alandaki çabaları desteklemek görevimiz olmalıdır.ˮ diyen eğitimci-yazar Bahattin Gemici, iş insanlarımızın eğitim çalışmalarına destek olmalarını, yurttaşlarımızın her kentte veli dernekleri kurmalarını ve var olan dernekleri güçlendirmeleri gerektiğini ifade ediyor.
Anadilini öğrenemeyen çocukların ailelerinden ve Türkiye’den uzaklaşacaklarına ve giderek asimile olacaklarına dikkat çeken Bahattin Gemici, “Anadilimizi ve ulusal kültürümüzü yaşatmak için hepimiz Türkçe derslerinin okullarda verilmesi ve derse katılımın artırılması için çaba göstermeli, çocuklarımızı mutlaka Türkçe dersine kaydettirmeliyiz. Yurtdışında varlığımızı sürdürmek, içinde yaşadığımız topluma uyum sağlamak; nitelikli mesleklere sahip olarak üstün bir konuma gelmek, çocuklarımızın ve gençlerimizin kriminal olaylara karışmalarını önlemek için eğitime önem vermeliyiz.ˮ diyor.
Bahattin Gemici'nin Türkçe dersinin başarılı olması için önerileri;
Almanya’daki Türkçe derslerine ilişkin görüşlerini, “Çocuğunuzun Başarısı Sizin Elinizde” adlı kitabında ayrıntılı olarak kamuoyunun dikkatine sunuyor:
■ Anadilde eğitim desteği okul öncesinde, anaokullarında Almanca ile paralel olarak başlatılmalıdır. İlkokulda okuma-yazma eğitimi iki dilli olarak verilmelidir. Birinci ve ikinci dil edinimi arasındaki farklar dikkate alınmalı, iki dilli öğretim yöntemleri uygulanmalıdır. Bu amaçla iki dilli öğretmenler yetiştirilmeli ve istihdam edilmelidir.
■ İki dilli eğitim materyalleri geliştirilmelidir. İkidillilik teşvik edilmeli; Türk yayınevleri ve yazarların çalışmaları desteklenmelidir.
■ Anadili dersi, normal ders programı içinde yer almalı; haftada en az 3, ideal olarak 5 saat okutulmalıdır. Bu dersin notu sınıf geçmeye etki etmeli ve diğer yabancı dil dersleriyle eşdeğer kabul edilmelidir. Derse kayıt, okul başlangıcında yapılmalı ve eğitim süresince geçerli olmalıdır. Ders açılması için ilkokullarda en az 10, sonraki kademelerde en az 15 öğrenci yeterli olmalıdır.
■ Türk öğrencilerin Türkçe dersine katılımı 6. sınıfa kadar zorunlu olmalı; ancak velinin yazılı talebi halinde muafiyet tanınmalıdır. 6. sınıftan itibaren Türkçe, ikinci veya üçüncü yabancı dil olarak seçilebilmelidir.
■ Anadili dersleri içerik, organizasyon ve personel açısından güçlendirilmelidir. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimine önem verilmeli; öğretmen kadroları göçmen nüfus oranına göre planlanmalıdır.
■ Anadili dersine katılım teşvik edilmeli; bazı okul yöneticileri veya öğretmenler tarafından yapılan engellemelere izin verilmemelidir. Özellikle okul kayıtlarının yapıldığı şubat ayında öğretmenler, veli dernekleri, eğitim ataşelikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından bilgilendirme kampanyaları düzenlenmelidir.
■ Almanca eğitim dilidir; ancak okul dili değildir. Çocukların okul ortamında Türkçe konuşmaları engellenmemelidir.
■ Türkçe öğretmeni bulunmayan okullara atama yapılmalı; emekli olan öğretmenlerin yerleri doldurulmalı ve uzun süreli hastalık durumlarında vekil öğretmen görevlendirilmelidir. Öğretmenlerin çalışma koşulları iyileştirilmeli ve yerli -göçmen öğretmenler arasındaki ücret eşitsizliği giderilmelidir.
■ Almanya’da en az beş eyalette üniversiteler bünyesinde Türkçe öğretmenliği kürsüleri açılmalıdır.
Yurtdışında Türkçeyi yaşatmak için;
Yurtdışında anadilimizi ve kültürümüzü korumak için bireyler, kurumlar ve temsilciler planlı ve uzun vadeli bir strateji izlemelidir:
Türkiye'den beklentilerimiz.