Ana Sayfa
Murat Kubat

Murat Kubat  |  BERLIN

muratkubat4@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Soğuktan üşüyene, ...

Aralık ayı ile birlikte soğuklar iyice arttı.

Bu aylarda, biraz uzunca dışarda kaldığınızda, soğuklar karşısında çaresizliğinizi ve acizliğinizi hemen anlıyorsunuz.

Soğuklar diğerkâm da kılıyor insanı. Soğukta dışarda kalanların halini daha iyi hissediyoruz, onlar için hem üzülüyor, hem de neler yapabileceğimizi düşünüyoruz.

Hasene Derneği’nin her sene yılın bu ayında yaptığı bir çağrı var: Acil Yardım Çağrısı. Bu çağrıya kulak verenlerin bağışlarıyla, soğuklardan olumsuz etkilenen mağdurlara battaniye, ayakkabı, ceket, kazak gibi kışlık kıyafetler ve ihtiyaç malzemeleri alınarak yardımda bulunuluyor. Yine bu çağrı ile kuraklığın yaşandığı ülke ve bölgelere gıda yardımı ulaştırılıyor.

Derneğin bu çağrı kapsamında yürüttüğü bir çalışması daha var ki, gerçekten çok anlamlı. O da; Avrupa’nın muhtelif ülke ve şehirlerinde sokakta yaşayan evsizlere sıcak yemek dağıtımı. Bu çalışma başlı başına insanın kalbini ısıtıyor. Düşünün; elleri soğuktan donmuş evsizlerin ellerine buğusu üzerinde, sıcacık bir çorba kasesi uzatıyorsunuz. Bu davranış, eline sıcak çorba kasesi tutuşturduğunuz evsiz birinin yüreğini de ısıtacaktır.

İyi yürekli insanlar, soğukta kalan, kuraklıkta çaresiz olanlar için yapılan bu çağrıya ses vermekten geri durmayacaklardır.

~~~

İyilik ölmez

Bundan birkaç yıl önceydi. İsmini ilk defa, Özgecan Aslan adına su kuyusu açtırmak istediğinde duymuştum. Bizzat kendisinin girişimi ile, yakınlarının desteği ve sosyal medya hesabı üzerinden tanıdıklarına yaptığı duyuru neticesinde bir su kuyusu yaptıracak parayı toplamıştı. Arzusu; Etiyopya’da, su kıtlığının hakim olduğu bir bölgede, Özgecan Aslan’ın isminin yaşamasıydı. Bu arzusunu Hasene Derneği’ne iletti ve kısa sürede, Etiyopya’nın Azernet bölgesinde levhasında “Özgecan Aslan Hayratıdır” yazılı bir su kuyusu açıldı. Su kuyusunun Etiyopya’da açılmasını istiyordu; nedenini “Bilal Habeşi’nin memleketi orası” diye açıklamıştı.

Mersin’de yaşayan Özgecan Aslan’ın başına gelenler, her duyanın yüreğini acıttığı gibi, ta uzaklarda, Hollanda’da bir babanın yüreğine de acı olarak düşmüş ve onu harekete geçirmişti.

Kendisiyle yaptığım konuşmada şunları söylemişti: “1980’li yılından beridir Hollanda’da yaşıyorum. Tekstil firmasında çalışıyorum. Sıradan bir insanım. İnsanlara faydalı olmak hoşuma gidiyor. Özgecan Aslan’ın başına gelenleri haberlerden öğrendiğimizde çok etkilenmiştim. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu hadise o kadar şiddetli düştü ki binlerce kilometre ötede bizim de yüreğimiz yandı. Bizim de evlatlarımız var. Bir kızım ve iki oğlum var. Hangi anne-baba böyle bir olayın başına gelmesini düşünebilir? Bir baba olarak çok üzüldüm bu olaya ve birşeyler yapmak istedim. Su kuyusunun raporunu ailesine göndermek, acılarını paylaştığımızı hissettirmek istiyorum.”

Farklı güzel çalışmalara da öncülük ettiğini duyduğum kişinin ismi Yaşar Vural’dı. Geçtiğimiz hafta hayatını kaybetti. Henüz 48 yaşındaydı. İyiliklere öncülük etmekle ne kadar da anlamlı bir davranışta bulunduğunu düşündüm, hayatını kaybettiğini öğrendiğimde.

İnsan bu dünyadan ne götürür, gittiği yere?

Ya da;

İnsan iyiliklerinden başka ne götürür ahirete?

Bu dünyada her neye sahip olmak istiyorsak, hepsi geride kalacak; iyilik adına her ne götürüyorsak o ahirette şahidimiz olacak.

İyiliğe vesile olan adam. Mekanın cennet, iyiliklerin şahidin olsun.