Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Murat Kubat

Murat Kubat  |  BERLIN

muratkubat4@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Güzel yüzlü Asker

Afrin şehidi Nurullah Seçen’e ithafen...

Ana kuzusu.

Vatan evladı.

Güzel yüzlü Asker! Nur... Nurullah...

Ne kadar masum bir yüzün var senin Asker.

Nedir yüzünü bu kadar masum kılan şey?

Arkanızdan edilen dualar, yüreğinizdeki iman ne kadar da güzelleştiriyor sizleri.

Biliyor musun, sizler için ‘Sivilleri öldürüyorlar’ diyorlar.

Senin yüzün sivilleri öldüren bir yüz olamaz Asker.

Sivillerin masumluklarını kendi çirkin yüzlerine kalkan yapan yüreği çirkin insanlar nereden anlasın bunu!

‘Sivilleri öldürüyorlar’ yalanına çanak tutanlar da var.

Utanmadan, yüzleri kızarmadan yalan söylüyorlar, yalanı çoğaltıyorlar.

Ben biliyorum, sizler öldürmek için değil yaşatmak için ölüyorsunuz.

Ben biliyorum, bu yalanı söyleyenler bir ayak üzerinde bin yalan uyduruyorlar.

Samimiyetten nasibi olmayanların ihlas sahibi kişileri anlamalarını elbette bekleyemeyiz, haklısın.

Bu, kalplerini yalana kurmuş, çirkinlikleri yüzüne vurmuş insanların bin oyunundan yalnızca biri.

Boşver onları, yalanlarında boğulsunlar.

Sen bana bu kadar masum, bu kadar güzel gülümseyişinin sebebini söyle.

Yalancıların oluşturduğu ve korumaya çalıştığı karanlığı ne kadar güzel yarıyor gülümseyen, ışık saçan yüzün.

Hakikaten, ne kadar güzel gülümsüyorsun.

Yanaklarına al düşmüş.

Kim bilir, allanmış yanaklarından annen kaç defa öptü, kaç defa yanağını yanağına dayadı, kaç defa kokladı tenini.

Kimi bilir, annen seni kucağına ilk aldığında ne kadar mutlu olmuştu.

Nakliyeci baban ne kadar sevinmişti doğduğuna.

Ne diyerek büyüttü baban seni?

Küçükken asker kıyafeti istedin mi hiç?

İstedin ve baban hemen aldı mı onu?

Özlemle bekliyordu seni, acı haberini almış, yüreği yangın yeri annen.

Acılar ve yangınlar ilk önce annelerin yüreğine düşermiş, biliyor muydun?

Sen değil, acı haberin geldi hanenize.

Daha 22 yaşındaydın Asker.

22 yaşında gülümseyerek gittin Rabbine.

Ailenin tek erkek çocuğuymuşsun.

Sevdalannış ve nişanlanmışsın.

Evlilik tarihiniz belli miydi Asker, anlat biraz hadi?

Yuvanızı nasıl kuracağınızı nişanlınla kaç defa konuştun?

En son ne demiştin ya da diyebilmiş miydin birşeyler annene?

Ya nişanlına?

Kalbini ne söyleyerek ferahlatmıştın nişanlıyın?

Ne zaman döneceğini mesela, korkmamaları gerektiğini, onurlu bir iş yaptığını, ...

Gözler yolunu gözlerken, eller senin için duaya durmuşken, sen gelmeden acı haberin geldi, aile ocağına acı haberin düştü Asker.

Acı ama onurlu haberin geldi ilk önce.

Yürekler yangın yeri ama senin gönlün güllük ve gülüstanlık inşallah.

Bizi beklemesinler diye çıkmıştınız yola.  

Vatan rahat uyusun diye uyumadınız. Vatan yaşasın diye öldünüz. Vatana zarar gelmesin diye zararı ilk sizler göğüslediniz.

Ama biliyor musun, gülümseme çok yakışıyor sana.

Sen gülümse Asker, hep gülümse.

Gülümsemen Cennet oluyor bize.

Sen gülümsedikçe, kalbi ve yüzü katranlaşmış insanların karalığı daha da artıyor.

Sen ölü değilsin Asker.

Bu gülümseyişin sahibi, bu yüzüne al ile birlikte düşmüş masumiyetin sahibi ölü olamaz.

Sizler için “Onlar için ölü demeyin” buyuruyor Rabbimiz.

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

Ruhun şâd olsun Ey Şehit!

 

Murat Kubat