Ana Sayfa
Hacer Ülkü Doğan

Hacer Ülkü Doğan  |  BERLIN

av.hulkudogan@gmail.com

YAZARIN TÜM YAZILARI

Nafakaların Uluslararası Tahsili

Daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi, bir ülkede verilen kararın diğer ülkede uygulanabilir olması için önce tanınması veya tenfiz edilmesi gerekmektedir. Tanıma ve tenfize ilişkin koşullar da her ülkenin mevzuatında farklı farklı düzenlenmiştir. Bununla birlikte nafakaların uluslararası tahsiline ilişkin olarak birtakım uluslararası sözleşmelerle belirli kolaylıklar getirilmiştir.

Türkiye'nin nafakaların tahsiliyle ilgili bugün itibariyle taraf olduğu üç temel sözleşme vardır. Bunlardan birincisi, 1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsiline İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesidir. New York Sözleşmesi olarak da anılan bu sözleşmede, nafaka alacaklarının uluslararası çapta tahsilini kolaylaştırmak için devletler arasında belirli bir işbirliği öngörülmüştür.

Sözleşmede nafaka alacaklısının vatandaşı olduğu veya ikamet ettiği ülkede aldığı nafaka kararının nafaka borçlusunun bulunduğu ülkenin aracı kurumuna göndererek bu kurumun ilgili kararı o ülkede icra etmesini sağlamak amaçlanmıştır. Türkiye bu çerçevede, gönderici ve alıcı makam olarak görev yapacak olan 'merkezi makamı' Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü olarak belirlemiştir, Genel Müdürlük bünyesindeki Nafaka Bürosu, New York Sözleşmesinin sözleşmenin uygulaması bakımından merkezi makam olarak faaliyet göstermektedir.

New York Sözleşmesi kapsamında Türkiye'de almış olduğu nafaka ilamını yurtdışında bulunan nafaka borçlusuna karşı icraya koymak isteyen bir nafaka alacaklısı, Cumhuriyet Savcılıklarına başvurarak bu talebini iletebilmektedir. Cumhuriyet Savcılıkları bu talebi merkezi makam olan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne gönderecektir.

Yurtdışındaki bir nafaka alacaklısı New York Sözleşmesi uyarınca kendi ülkesindeki merkezi makam vasıtasıyla nafaka kararını Türkiye'de icraya koyduğunda ise, bu karar Adalet Bakanlığının Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü vasıtasıyla nafaka borçlusunun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Savcısına gönderilmektedir. Cumhuriyet savcılıkları ise bu nafakanın tahsili için sulh olma, dava açma, icra takibi başlatma gibi yetkileri kullanabilmektedir. Nafaka tahsil edildikten sonra Bakanlık vasıtasıyla alacaklının bulunduğu ülke devletine gönderilir.

New York Sözleşmesi'nde nafaka alacaklısının nafaka borçlusunun bulunduğu devletteki ilgili kuruma başvurarak, kendisi lehine bir nafaka ilamı alınmasını sağlamak ve bunu borçlu aleyhine icraya konularak tahsilini ve bulunduğu devlet vasıtasıyla kendisine ödenmesini temin etmek yolu da öngörülmüştür. Fakat bu yol, Almanya, Hollanda gibi bazı ülkelerde uygulanmamaktadır.

Nafakaların uluslararası tahsiliyle ilgili Türkiye'nin taraf olduğu diğer iki sözleşme 1958 tarihli Lahey Sözleşmesi ile 1973 tarihli Lahey Sözleşmesidir. Bu sözleşmeler, nafaka konusunda verilmiş olan kararların üye ülkelerde tenfizinin sağlanması amacıyla imzalanmış olup, devletlerin New York Sözleşmesi bağlamında uyguladıkları usul yönünden tamamlayıcı bir etkiye sahiptirler.

1958 tarihli Lahey Sözleşmesi, yirmi bir yaşını doldurmamış çocukların talebi üzerine verilen nafakaların tenfizine ilişkindir ve 1973 Lahey Sözleşmesi bunu aile, hısımlık, evlilik veya sıhriyet ilişkilerinden kaynaklanan nafaka kararlarının tenfizine genişletmiştir. Türkiye yönünden, tarafı olduğumuz bu iki sözleşmeye taraf olan diğer ülkelerden birinden alınan bir nafaka kararının Türkiye'de tenfizi bu sözleşmeler nedeniyle mümkün olmaktadır.

Av. Hacer Ülkü Doğan
av.hulkudogan@gmail.com