Ana Sayfa

berlinturkbanner

berlinturkbanner

Muhammed Mursi AB'nin 'turnusol kağıdı'

18 Haziran 2019 Salı, 08:06:30
SEVİM ERCAN
Mısır'daki darbe, sonrasındaki süreç ve Mursi'nin vefatı, AB'nin "işine geldiğinde" insan hakları ve demokrasi ihlallerine karşı sessiz kalmasının en net örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Muhammed Mursi AB'nin 'turnusol kağıdı'

Mısır'da ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin vefatı, ordunun yönetime el koymasını "darbe" olarak nitelendirmek bir yana "yeni bir fırsat" şeklinde görerek ülkede demokrasinin katlini meşrulaştıran Avrupa Birliğinin (AB) ikiyüzlülüğünü bir kez daha hatırlattı.

AB, Mısır'da Mursi'yi Cumhurbaşkanlığından zindana götüren, nihayetinde de mahkeme salonunda öldüren süreçteki tavrıyla "meşhur" insan hakları söyleminin zamanı geldiğinde bir laftan ibaret olduğunu gösterdi. 

Mursi'nin vefatıyla ilgili henüz bir açıklama yapmayan AB ve kurumlarının, Mısır'da neredeyse darbeyi alkışlayan hatta çağıran tavrı, ordunun yönetime el koymasından önce ortaya çıktı.

Darbe tehdidi varken Mursi eleştirildi 

3 Temmuz 2013'daki darbeden saatler önce Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda yapılan Mısır'daki olaylara ilişkin oturumda, "Mursi'nin halkının beklentilerine cevap veremediği, sadece Müslüman Kardeşler'in Cumhurbaşkanı gibi hareket ettiği ve AB desteğini hak etmediği" mesajı verildi.

Oturumda Hristiyan Demokratlar adına konuşan Jose Ignacio Salafrancas, "Mısır, kaderine terk edemeyeceğimiz bir ülke." derken, karar taslağında ordunun ültimatomu not edilmekle yetinildi. 

Ne "darbe" ne de "askeri müdahale" dendi 

AB'den ordunun müdahalesi sonrası, yapılan ilk açıklamada ise ne "darbe" ne de "askeri müdahale" ifadesine yer verildi. 

Dönemin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, "Umarız yeni yönetim bütünüyle kapsayıcı olur." diyerek ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Mursi hükümetini sonlandıran yapıyla çalışmaya hazır oldukları mesajını verirken, orduyu eleştirmekten de kaçındı. 

"Ordu, Mısır toplumunun yeterli desteğiyle reaksiyon gösterdi"

Ashton'ın sözcülerinden Maja Kocijancic de Mısır'da ordunun müdahalesiyle ilgili "Silahlı kuvvetler yükselen tansiyon ve artan kutuplaşmaya cevap olarak Mısır toplumunun yeterli desteğiyle reaksiyon gösterdi." ifadesini kullandı.

"Darbe, yeni bir fırsat"

AP Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Alman Hristiyan Demokrat Elmar Brok da Mısır'da ordunun yönetime el koymasıyla gelişen süreci, "yeni bir fırsat" olarak gördüğünü belirtti. Almanya Başbakanı Angela Merkel'e yakın bir isim olan Brok, yaptığı yazılı açıklamada, AB'nin Mısır'da demokrasi için yakalanan bu "ikinci şansa destek vermesini" istedi. 

Mısır halkı için "bu yeni fırsatın" hızla serbest ve özgür demokratik seçimleri beraberinde getirmesi gerektiğini söyleyen Brok, AB'nin darbeci yönetime en kısa sürede yardım önerisi yapmasını da talep etti.

"Ordunun müdahalesini memnuniyetle karşıladım"

AP Dış İlişkiler Komitesi'nde Muhafazakarlar ve Reformistler Grubu adına konuşan İngiliz üye Charles Tannock, "Mısır'da ordunun müdahalesini memnuniyetle karşıladım." dedi. Tannock, Mısır ordusunun, kan dökülmesini ve muhtemel bir iç savaşı engellemek için büyük halk desteğiyle müdahalede bulunduğunu savundu.

"Olan oldu" 

Dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, "darbe" ifadesini kullanmaktan kaçınırken, orduyu da kınamadı. Fabius'nun açıklaması, "özgürce seçim yapılabilecek bir takvim" çağrısıyla sınırlı kaldı. 

Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague da kınamadıkları darbeye ilişkin, "İleriye bakmak durumundayız. Olan oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Eski İngiltere Başbakanı ve Ortadoğu Dörtlüsü Temsilcisi Tony Blair da ordunun başka şansı olmadığını, aksi halde ülkenin kaosa sürükleneceğini iddia ederek kanlı müdahaleyi meşrulaştırdı. 

İdamların ardından AB ile zirve 

AB ve üye ülkelerin darbe yanlısı tavrı, Mursi idamla yargılanırken hatta birçok muhalif dar ağacına yollanırken de devam etti. Bu ikiyüzlü tavır, geçen şubat ayında, 9 gencin idamından sadece bir hafta sonra Mısır'da Avrupa Birliği-Arap Birliği Zirvesi düzenlenmesiyle iyice ayyuka çıktı. 

Darbeci Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'un beraber başkanlık ettiği zirvenin katılımcıları arasında AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Theresa May, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban yer aldı. Bazı AB ülkeleri ise dışişleri bakanı düzeyinde katılım sağladı. 

AB, diktatörlerle yan yana 

AB Komisyonu Başkanı Juncker, zirvede kendisine yöneltilen "diktatörlerle bir araya gelmekten rahatsızlık duyuyor musunuz" şeklindeki soruya sadece "evet" diyerek konuyu geçiştirirken, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini de eleştirilere karşı insan hakları konusunu sürekli gündemde tuttuklarını savundu.

Ancak AB liderleri, zirveye katılımlarıyla sadece eli kanlı Sisi yönetimini meşrulaştırmakla kalmadı, yapılan zulümler karşısında da susacaklarını gösterdi. 

"İkiyüzlüyüz" itirafı 

AA muhabirinin, "AB'nin, Mısır'da 9 gencin idam edilmesinin ardından Şarm es-Şeyh'te düzenlenen zirveye üst düzey katılımını ve konuya ilişkin resmi açıklama yapmaktan kaçınarak sessiz kalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerinde AP Başkan Yardımcısı Pavel Telicka itirafta bulunmak zorunda kaldı. 

AB'nin bazen ikiyüzlü davrandığının söylenebileceğini kaydeden Telicka, "Biz dünya polisi de değiliz. Sorumluları cezalandırmakla yükümlü değiliz. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler (BM) var. BM ile daha yakın çalışarak girişimlerimizi güçlendirebiliriz." dedi.

Mısır'daki darbe, sonrasındaki süreç ve Mursi'nin vefatı, AB'nin "işine geldiğinde" insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalmasının en net örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Psychiatrische Universitätsklinik der Charite im St. Hedwig-Krankenhaus

 

SON DAKİKA

Türkiye'de 6 ayda 6 binin üzerinde yabancı şirket kuruldu

Türkiye'de 6 ayda 6 binin üzerinde yabancı şirket kuruldu

Türkiye'de yılın ilk yarısında kurulan yabancı sermayeli şirket...

Türkiye ne Batı'dan ne de dünyanın başka bir yerinden uzaklaşıyor

Türkiye ne Batı'dan ne de dünyanın başka bir yerinden uzaklaşıyor

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Amerikan yayın kuruluşu...

'S-400 NATO hukukuna aykırı değil'

'S-400 NATO hukukuna aykırı değil'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Aydın, "Rusya ile S-400 anlaşması...

Almanya'da camiye bomba

Almanya'da camiye bomba

Almanya'nın Duisburg kentinde Diyanet İşleri Türk İslam...

Alman kimliğiyle FETÖ yeni okul açıyor

Alman kimliğiyle FETÖ yeni okul açıyor

Fetullahçı Terör Örgütü, başkent Addis Ababa'da yeni bir okul...

Almanya, ihracatın yüzde 10'unu sırtladı

Almanya, ihracatın yüzde 10'unu sırtladı

Almanya, yılın ilk yarısında Türkiye'den 7 milyar 443 milyon...

İlhami Polat'ın Almanya'dan iadesi

İlhami Polat'ın Almanya'dan iadesi

Türkiye, Almanya'dan FETÖ'nün ihanet girişimi sırasında aktif...

Berlin'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Berlin'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Türkiye'...

Alzaymırda erken teşhis

Alzaymırda erken teşhis

Alzaymır hastalığının erken teşhisinde kullanılabilecek kan...

15 Temmuz'da bir kez daha vatan edindik

15 Temmuz'da bir kez daha vatan edindik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde Hafıza 15...